Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, "Kültürümüzde akrabaların, büyüklerin, dostların ve tüm güzelliklerin bir araya gelmekde olduğu ve bütün sene beklenen bayram dönemi şüphesiz ki sağlıklı bir metabolizma ile var olabiliyor.
Hem bayramda hem de günlük yaşantınızda sağlığınızdan olmamak için çok tatlı tüketiminden kaçınmakta fayda var" diye belirtti .
Diyetisyen Torluoğlu, bayramda tatlıya "dur" demenin 7 yolunu söyledi .
1.BAYRAM SABAHI KAHVALTIYI ASLA ATLAMAYINKahvaltı her vakit öğünlerin kralı. Vücuda sağladığı fayda açısından yerini başka hiçbir öğün tutmuyor. Hele ki Ramazan'da bir ay boyunca tutulan orucun peşinden uzmanlar "güne kesinlikle kahvaltı ile başlayın" ikazı yapmaktadır . Kahvaltı, bugün sürekli bir şeyler yeme ve tatlı tüketme ihtiyacının da önüne geçmeyi sağlıyor. Günün proteinden en yüksek öğünü olan kahvaltı içeriğindeki yoğun aminoasit birleşimiyle beraber gün boyunca yüksek enerjiyi ve tok kalmayı destekliyor. Bayram sabahı çeşitli peynirler, yağsız bir yumurta ve bol yeşillikler eşliğinde yapılacak olan bir kahvaltı hem enerji seviyenizin yükselmesine yardımcı olacak hem de ikramlarda hayır diyemeyeceğiniz birden fazla tatlıya "dur" diyebilmenize.
2 AKŞAM MUTLAKA PROBİYOTİK YOĞURT VEYA KEFİR TÜKETİNBayram sabahından evvelki akşam, yatmadan iki saat evvel 1 kutu probiyotik yoğurt ya da bir bardak kefir tüketmek faydalı. Probiyotik yoğurt ve kefir, Ramazan dönemiyle beraber yavaşlamaya önceki sindirim sistemini hareketlendiriyor, mide ve bağırsakları yavaş yavaş günlük tempoya alıştırıyor ve içeriğindeki proteinlerle beraber tok tutarak tatlılara karşı daha rahat karşı koymanızı sağlıyor. Bayramda ve sonrasındaki birkaç hafta uygulayacağınız bu yöntem, daha rahat hissetmenize yardımcı olacak.
3.TATLIYI ARA ÖĞÜNLERE KAYDIRINBayramda tatlı, şekerleme eksik olmaz şüphesiz hatta bayram deyince ilk akla onlar gelir. Ama evvel sağlığınızı düşünerek hareket etmelisiniz. Özellikle de kilolu ve şeker hastalığına yatkın kişilerde kan şekeri aşamasında belli yükselmeye sebep olabildiğini aklınıza getirerek çoğu ikramı hiç tereddütsüz kibarca geri çevirebilirsiniz. Örneğin bayram sofrasında öğle ve akşam yemeğinin hemen peşinden tatlı tüketmeyip bu hakkınızı ara öğünlere bırakabilirsiniz. Şerbetli ve unlu tatlılar yerine ikram seçenekleri arasında varsa tercihinizi sütlü tatlıdan yana kullanabilir ve sonraki ziyaretleri de düşünerek ikram edilen miktarın ölçüsünü yarıya indirerek tüketebilirsiniz.
4.MATE ÇAYI İLE KAN ŞEKERİNİZİ DENGELEYİNVücutta kan şekeri seviyelerini dengelemesi ve vücuttan su atılımını kolaylaştırması ile öne çıkan mate çayı, aynı dönemde tok tutucu özelliğe sahip. Tatlıların çekiciliğine dur demeye de fayda sağlıyor. Zencefil, kekik ve tarçın ilavesi ile günde İkinci fincan tüketeceğiniz mate çayı, hem kan şekerinizin dengelenmesine hem de tatlılara rahatça karşı koymanıza fayda sağlayabilir.
5 .ZİYARETE BOŞ MİDEYLE GİTMEYİNUzun saatler aç kalan metabolizmada kan şekeri düşüyor ve iştahınızın daha da açılmasına sebep oluyor. Hal böyle olunca ikramlarda seçimlerinizi kontrol etmeniz de güçleşiyor. Bu sebepten ötürü enerji değeri düşük ama sizi tok tutabilecek gıdalara yönelmeniz fayda sağlayacak. 10 tane badem-fındık veya 4 yarım cevizi 1 bardak ayran ya da 1 kase kaymaksız yoğurt ile tüketebilirsiniz. Yine yazın su oranı yüksek meyveleri tercih edin, tabii ölçüyü kaçırmamak koşulu ile… Veya arada yenilen yeşilliklerle dolu salatalar bu seçimlere örnek oluşturabiliyor.
6.AKILLI SEÇİMLER YAPINZiyaretlerin art arda sıralandığı bayram günlerinde seçiminizi doğru yönlendirmeniz lazım geliyor . Ziyaretlerden birkaçında tercihinizi yalnızca şekersiz kahve ya da çay eşliğinde değerlendirmeniz faydalı. İkram seçenekleri arasında yeşil çay ve ayran geçiyorsa kesinlikle ortam verin. Gün içinde aşırıya kaçmamak şartıyla tüketeceğiniz sıvı besinler, hem tatlı ikramını geri çevirmeye hem de çok enerji alımına dur demenize katkı sağlayacak.
7.TEMPOLU YÜRÜYÜŞ TATLI İSTEĞİNİ AZALTIYORYapılan çalışmalar gösteriyor ki; hareketlilik ve yürüyüş insülin denilen şeker metabolizmasından sorumlu hormonun duyarlılığını artırıyor. Gün içerisinde gercekleşen en az yarım saatlik bir yürüyüş, vücudumuzda mutluluk hormonu olan endorfin hormonu salgısını da artırıyor ve tatlı isteğini azaltıyor. 45-50 dakikalık tempolu yürüyüş vücudumuzdaki şeker metabolizması adına da bir hayli mühim bir süreç oluşturuyor.
26 Temmuz 2014 Cumartesi
25 Temmuz 2014 Cuma
Survivor Turabi Sabit Kanca filminde.
Survivor yarışmasıyla adını duyuran Turabi Çamkıran ilk sinema filmi Sabit Kanca 2 için kamera karşısına geçti.
Çamkıran bu fotoğrafını '"YOK ARTIK DEVE" oldu "YOK ARTIK EŞŞEK' notuyla paylaştı.
Dantel örgü değişik desenli bayan bluz ve bere modeli
Gül desenli dantel şal modelleri
24 Haziran 2014 Salı
Serdar Ortaç nazara geldi.
Ünlü popçu Serdar Ortaç, teşhisi konulma aşamasında olan hastalığı MS için ilk kez konuştu. Serdar Ortaç iddiaları doğruladı.
Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç'a MS hastalığı teşhisi konduğu ve kortizon tedavisine başlandığı iddia edilmişti.
Bu iddiaların ardından bugün twitter hesabından bir açıklama yapan Serdar Ortaç, iddiaları doğrulayarak şunları yazdı:
Evet doktorlar MS'den de şüpheleniyorlar.Yarın MR'a giricem.Perşembe belimden sıvı alınacak.Cuma gunu belli olacak. Dunyanın sonu değil.
Rabbim ne derse o olur.Dualarınız için sağolun varolun.
Serdar Ortaç kimdir?
Serdar Ortaç (d. 16 Şubat 1970, İstanbul), Türk pop şarkıcısı, müzisyen, besteci ve program yapımcısı.
Serdar Ortaç özel hayatı
16 Şubat 1970'te İstanbul'da Vakıf Gureba Hastanesi'nde doğan Serdar Ortaç, ilk öğrenimini Kocamustafapaşa'da ve orta öğrenimini Suadiye Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimine Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümünde başladı fakat tahsilini tamamlamadan üniversiteden ayrıldı. 1998'de askerlikten kurtulmak için hile yaptığı iddiasıyla 66 gün cezaevinde kaldı. 6 Haziran 2014'te İrlandalı sevgilisi Chloe Loughnan ile evlendi.
Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç'a MS hastalığı teşhisi konduğu ve kortizon tedavisine başlandığı iddia edilmişti.
Bu iddiaların ardından bugün twitter hesabından bir açıklama yapan Serdar Ortaç, iddiaları doğrulayarak şunları yazdı:
Evet doktorlar MS'den de şüpheleniyorlar.Yarın MR'a giricem.Perşembe belimden sıvı alınacak.Cuma gunu belli olacak. Dunyanın sonu değil.
Rabbim ne derse o olur.Dualarınız için sağolun varolun.
Serdar Ortaç kimdir?
Serdar Ortaç (d. 16 Şubat 1970, İstanbul), Türk pop şarkıcısı, müzisyen, besteci ve program yapımcısı.
Serdar Ortaç özel hayatı
16 Şubat 1970'te İstanbul'da Vakıf Gureba Hastanesi'nde doğan Serdar Ortaç, ilk öğrenimini Kocamustafapaşa'da ve orta öğrenimini Suadiye Lisesi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimine Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümünde başladı fakat tahsilini tamamlamadan üniversiteden ayrıldı. 1998'de askerlikten kurtulmak için hile yaptığı iddiasıyla 66 gün cezaevinde kaldı. 6 Haziran 2014'te İrlandalı sevgilisi Chloe Loughnan ile evlendi.
20 Ağustos 2012 Pazartesi
Genç kalmanın sırları
Hepimizin aklındaki temel soru: “Genç kalmak veya Yaşlanmayı tersine çevirmek mümkün mü?” Aslına bakarsanız yanıt; “Evet, mümkün!”
İlk kez bir Türk doktor, Amerikan Estetik Medikal Akademisi tarafından kabul edildi ve eğitim aldı.
Bir ilki gerçekleştiren ve Kasım ayında eğitimini tamamlayarak mezun olacak olan Dr. Alp Mamak; eğitimi sırasında edindiği estetik medikal tedavilerin anti-aging ve güzel yaşlanma yaklaşımlarını değerlendirdi ve popüler bakış açılarını bizlerle paylaştı.
Anti-Aging tarzını hayatımıza yerleştirmek için 10 basit alışkanlık edinmek yeterli... İşte Mamak'ın önerileri...
Su için
Daha fazla su için. Unutmayın ki su hayat kaynağıdır ve vücudumuzun % 50 ila 60’ı sudan oluşur. Susuz kalmanın belirtilerini hatırlatarak kendinizi takip etmenize yardımcı olayım; baş ağrısı, enerji düşüklüğü, yorgunluk, eklem ve kas ağrıları. Günlük yalnızca 8 bardak su içerek sağlık ve enerjinizde büyük bir ilerleme sağlayabilirsiniz. Eğer susuz kalırsanız hem organlarınız hem cildiniz daha hızlı yaşlanacaktır. Yaşlandıkça susama mekanizmasının bozulduğunu, çay-kahve gibi içeceklerin susamayı azalttığını ama aynı zamanda susuzluğu arttırdığını unutmayın ve susamayı beklemeksizin su içme alışkanlığını geliştirin.
6 öğün beslenme
Günlük en az 6 öğün yapın. 3 ara ve 3 ana öğün. Çoğu insan sabah kahvaltısı yapmaz ve öğlen yemeğini ise geçiştirir akşamsa geç yenen ağır bir akşam yemeği ile sonuçlanır. Gün boyu kalori azaltmak için yapılan bu davranış ne yazık ki yavaşlamış bir metabolizma ile tartıda kendini gösterir. Daha da kötü olan yeterli ve gerekli besini alamayan vücut daha fazla stres hormonları salgılayarak yaşlanmanızı hızlandırır. Metabolizma aldığı kadar yakma alışkanlığı olan bir makineye benzer, az öğün yapmak metabolizmayı yavaşlatır. Yavaşlayan metabolizma ise kilo almanıza neden olur. Böylesine bir beslenme yalnızca kilo almanıza değil, aynı zamanda kas ve kemik gibi sağlık dokuların azalmasına ve yağ ve ödem dokusunun ise artmasına neden olur. Vücudunuzun sizin aleyhinize değil, sizin için çalışmasını sağlayabilirsiniz. Kural çok basit; gün boyunca 3 saatten fazla aç kalmayın. Akşamın ana öğün olması genel alışkanlığınız da olsa bunu değiştirebilirsiniz; unutmayın bu kolay olmayacaktır ve bir günde olmayabilir, sabırlı olun.
Lif çok önemli
Sağlıklı ve genç kalmanızı sağlayan bir beslenme liften zengin olmalıdır. Günlük beslenmenizin % 60 civarının meyve, sebzeler, tam buğday, çavdar ve tahıl ürünleri, kabuklu pirinç gibi çok lifli işlenmemiş karbonhidratlardan oluşmasına dikkat edin. Yalnızca 1 çorba kaşığı civarı ve beslenmenizin en fazla %20 sini geçmeyen bitkisel işlenmemiş yağ ve %15 oranında da protein olmazsa olmazlar. Ancak unutmayın protein denince her ne kadar aklımıza hayvansal gıdalar gelse de; bizi kemik erimesi ve sağlık sorunlarından koruyan esas proteinler; baklagiller, işlenmemiş soya ve ürünleridir. Hayvansal ürünlerden en sağlıklı olanlarsa organik süzme keçi sütü, yoğurdu ve peyniri, yumurta beyazı ve organik köy tavuğudur. Bu lif miktarını ayarlayabilmenin en kolay yolu, 2 ara öğünde az şekerli mevsim meyvesi, sabah kahvaltısında ise işlenmemiş tahıl gevrekleri tercih etmek.
Uyku
Sabah erken kalkın ve akşam en geç saat 12’de uyuyarak en az 7 saat uyku için zaman ayırın. İyi uyunmuş bir gecenin sabahında iyi hissettiğimiz kesin ama iyi bir uyku gerçekten de güzellik uykusudur ve en iyi anti-aging alışkanlıklarından biridir. Uykuda hücrelerin tamir mekanizmaları çalışır. Günlük stres kortisol ve norepinefrin salınımı ile yüzümüz ve organlarımızı yaşlandırır. Bu nedenle bu kötü nörotransmiterlerin vücudumuzdan uzaklaştırılması için iyi bir uyku şarttır. Uyku sırasında gençlik hormonu, ayrıca cilt ve savunma sisteminizi güçlendiren melatonin salınır. Geç saatlerde alınan alkol sisteminize uyarıcı norepinefrin gönderir ve bu da erken saatlerde uyanmanıza neden olur. Yatmadan önce yenen yiyeceklerin gençlik hormonunun salınmasına engel olduğunu unutmayın. Kafein ve tein içeren ürünlerden uzak durmanız gerektiğini ise sanırım hatırlatmama gerek yok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






